Favorilere Eklendi
Favorilerime GitTüm işlemler 128 bit SSL ile güvende
Tüm kartlara vade farksız 6 taksit imkanı
Alışverişleriniz puana dönüşsün
FİZYOTERAPİ VE REHABİLİTASYONDA ETİK
ISBN: 978-625-8863-12-3
16 x 24 cm
kuşe kağıda
karton kapak
286 sayfa
Meslek yaşamım boyunca fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında edindiğim bilgi, deneyim ve gözlemler, bana mesleki yetkinliğin yalnızca bilimsel bilgi ve uygulama becerileriyle sınırlı olmadığını; mesleğin temel değerlerinin, etik sorumluluklarının ve insan odaklı bir yaklaşımın da mesleki kimliğin ayrılmaz unsurları olduğunu göstermiştir. Bu kitap, uzun yıllara yayılan bu düşünsel ve mesleki birikimin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştır.
Hacettepe Üniversitesi’nde fizyoterapi eğitimi aldığım 1984–1989 yılları arasında, deontoloji ve meslek etiğinin temel ilkeleri müfredatta bağımsız bir ders olarak yer almıyordu. Bununla birlikte, dönemin son derece kıymetli öğretim elemanlarının mesleki tutumları ve davranışları, biz öğrenciler için değerli bir etik öğrenme kaynağıydı. Özellikle klinik stajlarımız sırasında süpervizörlerimiz ve hocalarımız; hastalarla etkili ve saygılı iletişim kurmanın, hasta haklarına duyarlı olmanın, meslektaşlarla sağlıklı ilişkiler geliştirebilmenin ve sağlık ekibinin etkin bir üyesi olarak çalışmanın temel ilkelerini bizlere yalnızca anlatmakla kalmadılar, aynı zamanda kendi davranışlarıyla örneklediler. Bugün geriye dönüp baktığımda, o yıllarda farkında olarak ya da olmayarak edindiğimiz bu değerlerin mesleki kimliğimizin oluşumunda önemli bir yere sahip olduğunu düşünüyorum. Bu vesileyle, meslek yaşamıma yön veren tüm hocalarıma bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Mesleki gelişim yolculuğumda etik eğitiminin önemini daha sistematik biçimde kavramam ise 1999–2000 yıllarında Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bulunduğum dönemde gerçekleşti. Mezuniyet sonrası mesleki deneyimimi geliştirmek ve diploma denkliği sürecimi tamamlamak amacıyla bulunduğum bu süreçte, American Physical Therapy Association (APTA) tarafından diploma denkliği için etik eğitimi almam gerektiği bildirildi. APTA’nın önerdiği kurslardan birini tamamladığımda, meslek etiğinin yalnızca deneyim yoluyla veya kıdemli meslektaşların davranışlarını gözlemleyerek öğrenilmesinin yeterli olmadığını; etik bilgi, etik muhakeme ve etik karar verme becerilerinin sistematik ve metodolojik bir eğitim süreciyle kazandırılması gerektiğini fark ettim. Bu deneyim, aynı zamanda önemli bir soruyu da gündeme getirdi: Fizyoterapistler mesleki uygulamalarında karşılaşabilecekleri etik sorunlara nasıl hazırlanmalıdır? Bu sorunun yanıtının, etik ilkelerin yalnızca teorik olarak aktarılmasından değil, öğrencilerin gerçek yaşamda karşılaşabilecekleri etik ikilemleri değerlendirebilecekleri, sorgulayabilecekleri ve etik açıdan gerekçelendirilmiş kararlar verebilecekleri bir eğitim anlayışından geçtiğine inanmaya başladım. 2001 yılında Pamukkale Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’na müdür olarak atanmamın ardından, bu yaklaşımı eğitim ortamına yansıtma fırsatı buldum. Meslek etiği dersinin eğitim-öğretim programına dahil edilmesini sağladım ve 2001–2016 yılları arasında bu dersi bizzat yürüttüm. Bu süreç benim için yalnızca bir dersin yürütülmesinden ibaret değildi; aynı zamanda geleceğin fizyoterapistlerinin mesleki bilgi ve becerilerinin yanı sıra etik duyarlılık, sorumluluk bilinci ve profesyonel değerlerle donatılmasına yönelik bir çabanın da parçasıydı. Aradan geçen yıllar boyunca ülkemizde fizyoterapi ve rehabilitasyon eğitiminin önemli ölçüde geliştiğine tanıklık ettim. Etik eğitiminin fizyoterapi ve rehabilitasyon programlarının müfredatlarında zorunlu bir ders olarak yer almaya başlaması, kanaatimce, bu gelişimin anlamlı göstergelerinden biridir. Çünkü sağlık profesyonellerinin mesleki yetkinliği, yalnızca doğru değerlendirme yapabilme, uygun tedavi programı oluşturabilme veya teknik becerileri etkin biçimde kullanabilme kapasitesiyle değerlendirilemez. Hastanın özerkliğine saygı göstermek, mahremiyeti korumak, yarar sağlamak, zarar vermemek, adalet ilkesini gözetmek, mesleki sınırların farkında olmak ve meslektaşlarla etkili bir iş birliği kurmak da profesyonel yeterliliğin temel bileşenleridir. 1999 yılından bu yana ilgi alanlarım arasında yer alan etik ilkeler, mesleki değerler ve etik davranış konusundaki bilgi ve deneyimlerimi bir ders kitabına dönüştürme düşüncesini uzun yıllardır taşıyordum. Ancak bir düşüncenin kitaba dönüşebilmesi, yalnızca bireysel bir isteğin değil, ortak bir bilimsel iradenin ve emeğin sonucudur.
Bu düşüncenin somut bir esere dönüşmesinde, çok değerli meslektaşlarım ve kitabımızın editör yardımcıları Prof. Dr. Arzu Erden Güner ve Doç. Dr. Tansu Birinci Olgun’un katkıları, teşvikleri ve destekleri son derece önemli olmuştur. Onların bilimsel yaklaşımları ve yapıcı önerileri bana güç verdi; bu projeye duydukları inanç ise uzun yıllardır zihnimde taşıdığım bu fikri hayata geçirme konusunda kritik bir motivasyon ve cesaret kaynağı oldu. Kendilerine gönülden teşekkür ediyorum ve minnettarlığımı ifade ediyorum.
Bu kitap, farklı disiplinlerin bilgi ve deneyimlerini bir araya getiren ortak bir akademik emeğin ürünüdür. Ülkemizin farklı üniversitelerinden; tıp, hukuk, mühendislik, fizyoterapi ve rehabilitasyon gibi farklı disiplinlerden akademisyen meslektaşlarımızın katkılarıyla hazırlanan bu eserin mesleki uygulamalar sırasında rehber bir kitap olacağını umuyorum. Bu yönüyle kitabın fizyoterapi ve rehabilitasyon lisans öğrencilerine, lisansüstü eğitimlerini sürdüren genç akademisyenlere, araştırmacılara ve klinisyen fizyoterapistlere yararlı bir başvuru kaynağı olmasını ümit ediyorum. Aynı zamanda farklı disiplinlerde eğitim alan sağlık profesyonelleri ve etik konusuna ilgi duyan tüm okuyucular için de yararlı bir kaynak olmasını diliyorum.
Bu eserin ortaya çıkmasına bilgi, deneyim ve emekleriyle katkıda bulunan tüm bölüm yazarlarına içtenlikle teşekkür ederim. Her yazarın kendi disiplininden ve mesleki deneyiminden getirdiği farklı bakış açısı, kitabın kapsamını ve niteliğini zenginleştirmiştir. Ortak bir amaç etrafında bir araya gelerek ortaya koydukları değerli katkıların, bu eserin kalıcılığına önemli ölçüde katkı sağlayacağına inanıyorum. Kitabımızın yayımlanmasını kabul ederek bizlere destek veren Hipokrat Kitabevi sorumlusu Sayın Ali Çelik’e teşekkürlerimi sunuyorum. Bilimsel bilginin kitap aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılmasına verdikleri destek, bu eserin okuyucularla buluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca kitabımızın kapak tasarımını, eserin içeriğini ve etik değerler çerçevesini estetik bir anlayışla yansıtan özgün çalışmasıyla hazırlayan Emirhan Şevket Güner’e değerli katkıları ve emeği için teşekkür ederim.
Sonuç olarak, bu kitabın fizyoterapi ve rehabilitasyon eğitiminde etik duyarlılığın güçlenmesine, mesleki değerlerin daha iyi anlaşılmasına, etik muhakeme ve karar verme becerilerinin geliştirilmesine ve insan odaklı bir sağlık hizmeti anlayışının yaygınlaşmasına katkı sağlamasını dilerim. Yıllar önce öğrencilik dönemimde hocalarımdan gözlemleyerek öğrendiğim mesleki değerlerin, yıllar sonra bir kitap aracılığıyla yeni kuşaklara aktarılmasına vesile olabilmek benim için ayrı bir anlam taşımaktadır.
Prof. Dr. Uğur Cavlak
İstanbul, 2026